yıldızlar ellerinde

14 kişi kendisini tutuyor, 41 arkadaşı var.


18.08.1985 doğumlu, 23 yaşında. c vitamini olarak çalışıyor.

nerde çokluk orda tokluk

üyesi olduğum topluluklar | yöneticisi olduğum topluluklar
  1. galatasaray

    galatasaray

    2362 üyesi var. üyelik serbest.
  2. Okan Bayülgen

    Okan Bayülgen

    944 üyesi var. üyelik serbest.
  3. Sagopa Kajmer

    Sagopa Kajmer

    618 üyesi var. üyelik serbest.
  4. duman

    duman

    569 üyesi var. üyelik serbest.
  5. cemadrian

    cemadrian

    367 üyesi var. üyelik serbest.

1 2 3

içinden geleni söyle kalırsa yazık olur rss kaynağı

arkadaşları neler demiş?

Giy ateşten gömlekleri bir bir yansın üzerin vedahiyi kır. Topraktan çömlekleri zaten tedirgin halim. Bir benim bir bendim ve bir kendim ortadayım. Bitmez derdim bu hal beni yer bitirir.. Bildim.

Sagopa Kajmer - Ateşten Gömlek

musicbrained   28 Aralık 2008 02:05  

waawww harika

105   5 gün önce  

ben hiç hatırlayamadım otopsimi yapıo :S

105   24 Ekim 2008 18:13  

evet evet evet..

buuu   23 Ekim 2008 18:46  

bu resmi hatırlıyorum bir yerden "güneşe dönük yüz" o=)

cazyesili   23 Ekim 2008 18:44  

ddalga   21 Ekim 2008 17:04  

geçerken bi uğrayayım dedim...

:P

beyaz etli prens   17 Ekim 2008 23:24  

şimdi sen gidiyorsun ya; herkes sana benzeyecek...

G U E V A R A    10 Ekim 2008 08:37  

iyi bayramlar canım

akplar   01 Ekim 2008 22:28  

her daim mutlu kal...

kimsessiz   01 Ekim 2008 22:21  

hayırlı bayramlar..

yuzbes   01 Ekim 2008 11:54  

Malesef hiç olmadığım kadar huzurluyum bugün(ve mutlu) özürlerim kirada

105   30 Eylül 2008 19:31  

iyi bayramlar. . .

huzunlekarisik   30 Eylül 2008 01:23  

Ben böyle yazdım sanma
Ben böyle düşündüm
Başından beri
Sözcükler koşuyordu
Düşünmelerimin ardından
Çocuklar, çocuklar gibi
Bayram yerlerinde

Çocuklar oynuyordu
Düşlerimin içindeki
Bayram yerlerinde...

Şairimiz Ö.ASAF ın dizelerindeki gibi bayramda çocuklar gibi hür ve mutlu olman dileklerimle!Ramazan Bayramın mübarek olsun...

BÜTÜN DÜNYA BUNA İNANSA BİR İNANSA,HAYAT BAYRAM OLSA..
İNSANLAR EL ELE TUTUŞSA BİRLİK OLSA UZANSAK SONSUZA!!:)

brody   29 Eylül 2008 21:11  

Bayram sabahları, demli bir çay, su böreği, bayram şekerleri, şeker isteyen çocuklar, Ramazanlık hayvanların sesleri, bir telaş bir koşturmaca. Köprü hep kalabalık, bayram programları, kolonya ikramları, bayram harçlıkları, uzun bayram tatilleri, ev gezmeleri, kısa hal hatır sormalar, el öpenlerin çok olsunlar ve daha bir dolu küçük ayrıntı. Hayatın üzerindeki 'pause' düğmesine dokunun... Kısa bir süre için hayatı durdurun. Mutlu bayramlar...

105   29 Eylül 2008 19:03  

show must go on..

mufferist   29 Eylül 2008 17:25  

dumdıx dumdıx

huzunlekarisik   29 Eylül 2008 01:21  

kader kelek ataklarında

105   28 Eylül 2008 21:39  

kelek kader atakalrında! olmalıydı

G U E V A R A    11 Ekim 2008 11:54  

Kıvranışımı seyreden melekler gibidir sükunet

105   28 Eylül 2008 21:03  

isim benzerliğinden dolayı bende tutuyorum seni :P

yuzbes   28 Eylül 2008 17:41  

:) bende seni tutayım o zaman

105   28 Eylül 2008 19:00  

Hayırlı kandiler.....

akplar   27 Eylül 2008 01:58  

ulan ne kimse yazdıklarıma yorum yazıyo nede beni tutuyooo vayy anasını vay anasını üüüüüüüüüüü

105   26 Eylül 2008 20:01  

Tamam kız tutuyorum seni:)))

akplar   27 Eylül 2008 02:18  

gambito   26 Eylül 2008 08:52  

Aşk

bir tek senin görebileceğin bir yerden
sana gülümsüyorum...
onların duydukları kahkahalarım değil
aşkı tarif gerekirse sana
anlatayım
aşk ne biliyor musun
benim sana yaşadığım,
senin durmadan üstüne bastığın...

akplar   24 Eylül 2008 01:16  

mersi şekerim:)

105   24 Eylül 2008 16:27  

dağılıyorum hayata
ellerimde çocukluktan kalma oyuncaklarım
öylece bakıyorum...
geride bırakmış olmanın özlemi ile yol alıyorum
üzülmek gibi bir lüksümün olmayışına küfrediyorummm

105   21 Eylül 2008 15:10  

çalıyorum şiirini çok beğendim sayfamada yakışıcak:P :)))

akplar   24 Eylül 2008 01:17  

çakma seni..

yuzbes   21 Eylül 2008 12:09  

AŞK

Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git.
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık
Sevgiyeydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı
Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü
Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
Yoktu dünlerde evvelsi günlerdeki yoksulluğumuz
Sanki hiç olmamıştı

Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu
Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı İstanbullar
Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların dünyaların
Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek
Ki Karakoy köprüsüne yağmur yağarken
Bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
Çünkü iki kişiydik

Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu
İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
Sonrası iyilik güzellik.

CEMAL SÜREYA...

akplar   21 Eylül 2008 01:48  

hahhaaa teşekkürler

105   21 Eylül 2008 13:20  

Darbeler yesende yüreğine,affetmek en asil intikam
Varsa bir duvar dayan
Yoksa bir duvar yarat
Karanlık olduğunda mumdan bir güneş yarat
Kanatların kırılmasın
Umutların nicesi yirmidört karat

105   20 Eylül 2008 11:41  

:)

alizya06   05 Ağustos 2008 12:46  

dışsal güzellik...

kimsessiz   08 Kasım 2008 17:15  

akplar   29 Temmuz 2008 19:23  

alizya06   28 Temmuz 2008 15:25  

sen nasılsınn?? ösledimm desem :)

alizya06   28 Temmuz 2008 09:51  

merhabalar :)

alizya06   24 Temmuz 2008 12:31  

Hayat;
Bilinmeyenlerin çokluğunda,
Çengeli mazi ve müstakbele takılı,
Ve sonsuz buhranlarla yargılı,
Üç sorulu bir bulmacaymış.
Ve çözen, çözdüğü kadar varmış.

.........................Soldan sağa bir.
“Suç ve ceza”

Hayat;
Ne Dostoyevski romanına sığacak kadar küçük,
Ne kardeş kanı içen Adem’in oğlu kadar asiydi
Hayat;
Demir parmaklıklardan sızan güneş kadar asildi.
Şimdi bırakın desem tüm güneşleri,
Mavilerim üşümese, mabedinde gönlümün
Küsmese avluya mahpus sarı laleler.
Sövmese demir kapı ardından gelip geçenler.
İşte bu benim dese aynadaki yüz,
Aldırmadan ağaran saçlarına,sararan tenine
Sussam aynadaki ben konuşur mu benimle?
Okşar mı saçlarımı morarmış elleri.
Ya da ben silebilir miyim ıslanan gözlerini?

........................Soldan sağa iki;

Suçluların suçsuzlanarak paklandığı yer?

Belki cennet kadar eski, cehennem kadar gerçek
Belki su kadar ıslak belki düş kadar yalanmış hayat
.
Oysa:
Islak terliklerin aynasıdır soğuk,
Ve demirden mızraktır parmaklıklar.
Hırçın bir yarasadır gecenin koynunda “düşünce”
Ya da tırnaklanmış bir duvardır zemheride “düşünce”
Us boğuk, ısırır gölgemi asi karanlıklar
Hangi gecenin sonrası sabah,
Hangi sabahın düşünde aydınlıklar.
Suçlarım bir sancı düşürürken dilime
Açan bir gül kokusu girer mi yüreğime?
Issız bir konukluktur şu kahpe koridor,
Ömrümden ömrüme saklı kaldı anafor
Voltasına bir türkü düşer Antep’li Hasan’ın
Ağır ağır hasret kokar adımları,
Elinde ne Dostoyevski romanı,
Ne Kabil’den kalma günah
İlk figürde boynu bükük kaldı o semah.
Ne çare;
Aynı yerinde ,aynı çentik bahçedeki asmanın.
Neylersin ki
Ve her gece koynunda yeri sıcak kaldı, karabasanın.
Artık geriden bir annem
Ve ninnisidir haykıran
Ve bir gözü yaşlı çocuktur hep içimde bağıran.

......................Soldan sağa üç

-Özgürlüğün şafak vakti?-

-Hayat ve sen-

Ve dar zamanlar, dar düşünceler.
Dilim suskunken nöbetlerin seherinde,
Sana üç cümle kurdum anne,
Üç cümle, üçüde hep aynı hecede.
Şimdi;
Geriye dönsen bir bıçağın ucunda kalır kan,
Gömleğimde o pıhtı eyvahtan kalan.
Söylenesi kaç söz kaldı süpürülmüş o voltada
Tertemiz bir sabırdan gayrı,
Kehribar bir tespihin boynunda.
Oysa dedin ya
İnsanın bekçisi; Kendinin gölgesidir
Ve hayat;
Git ve gel iki adım,
Bir biri üstüne hükümran oldu kararım.
Bu gece hüzne dokunmasın beynimde gezen cüceler.
En uzun halini kuşansın varsın tümceler.

-Hayat ve sen-
Anne kim demiş;
Mapushanelere doğmaz diye güneş
Yalamaz diye demir parmaklıkları sevda.
Ağlamaz diye kırmızı tuğlalar.
Çatlamış beton, akıtan oluklar.
Sen mi dedin gardiyan.... Sen mi dedin!
Bırak beni gardiyan... Bırak beni gardiyan!
Suçuma pusu kurmadı gözlerimden doğan.

Hayat;
Bilinmeyenlerin çokluğunda,
Çengeli mazi ve müstakbele takılı,
Ve sonsuz buhranlarla yargılı,
Üç sorulu bir bulmacaymış.
Ve çözen, çözdüğü kadar varmış.

alizya06   13 Temmuz 2008 16:12  

çok güzel teşekkürler

105   18 Temmuz 2008 08:28  

105 derki....mağrur olma senden büyük Allah var..

105   11 Temmuz 2008 14:59  

akplar   03 Temmuz 2008 23:00  

günaydınlar olsun :)

alizya06   30 Haziran 2008 09:57  

nasılsın ?

alizya06   28 Haziran 2008 01:26  

selamlarrrr

akplar   25 Haziran 2008 14:00  

merhaba canım...

105   26 Haziran 2008 01:08  

Yansımalarım rss kaynağı

adresi: http://105.sosyomat.com/blog
3 yorum var - 20 Eylül 2008 16:21 yazılmış
0 yorum var - 04 Haziran 2008 17:38 yazılmış
0 yorum var - 04 Haziran 2008 17:36 yazılmış

105 panosu rss kaynağı

arkadaşları neler demiş?


 
tuttum işlemi gizlidir. karşı tarafın haberi olmaz. tuttuğunuz kişileri bir arada görebilir, yaptıklarını takip edebilirsiniz.

ETİKETLERİ